Expo Turkey by Qatar fuarındayız

Katar’da düzenlenen Expo Turkey fuarında 7. Salon, A100 standında sizleri bekliyoruz.

Yeni Esnaf gazetesi röpörtajı

Yeni Esnaf gazetesi, genel müdürümüz sayın Murat Sarı ile Nisan ayı sayısı için bir röpörtaj gerçekleştirdi. Metnin tamamına yukarıdaki görsele tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Daha Güçlü Yarınlara Türkiye!

dahagucluyarinlaraturkiye

Çin Uluslararası Mobilya Fuarı 2016

7-10 Eylül 2016 tarihleri arasında Çin’in Şangay şehrinde gerçekleşecek 38. Çin Uluslararası Mobilya Fuarı’n 1B04 standında, Dünya’nın en büyük mobilya kompleksi Masko Mobilyacılar Sitesinden tek katılımcı olarak siz değerli ziyaretçi ve müşterilerimizi bekliyor olacağız.

ÇAĞIN, 2016 İMOB ULUSLARARASI İSTANBUL MOBİLYA FUARINDA

26-31 Ocak 2016 tarihleri arasında İstanbul CNR FUAR merkezinde düzenlenen 12. İMOB ULUSLARARASI MOBİLYA FUARIN’da standımıza göstermiş olduğunuz ilgiye teşekkür ederiz.

Fuardan görüntüler;

_cba474aa-168a-4eac-b70e-4b55583f8d3c

_91dd796a-9fec-4b67-a320-5fc56bfd5686

_cbf3d9f7-a438-4ee0-912d-b3117615b478

Adres: Yeşilköy,CNR Expo,34149 Bakırköy/İstanbul

imob_harita

ÇAĞIN, İSMOB İstanbul Mobilya 2016 Fuarında!

12-17 Ocak 2016 arasında TÜYAP FUAR ve KONGRE MERKEZİN’de düzenlenen İSMOB (İSTANBUL MOBİLYA FUARI) 2016’da standımıza göstermiş olduğunuz ilgiye teşekkür ederiz.

İSMOB 2016 fuarında Satış & Pazarlama Müdürü Sayın Ziya ERDOĞAN ile yapılan röportaj videosu;

Fuardan görüntüler;

IMG_5460 IMG_5473 IMG_5474 IMG_5475

Renklerin Dili

İnsanoğlu fiziksel, duygusal, zihinsel, sosyal ve ruhsal boyutlarda buluşmuş kültür içerisinde yaşayan çok kaynaklı bir varlıktır. Hayatın içerisinde birçok uyarıcıdan beslenir ve en aktif olarak aldığı uyarıcılar bilinçaltına hitap eden uyarıcılardır. Bilinç üstümüz bilinçaltımıza oranla daha küçük bir alana sahiptir ve bilinçaltımızın kapasitesi neredeyse sonsuzdur hatta sonuna dair her hangi bir şey bilinememektedir.

Yapılan araştırmalara göre dışarıdan gelen bir uyaran bilinçaltınıza hitap ettiği zaman, bilinçaltımızın bilinçten altı saniye önce o veriyi alıp işlemesi üzerine çoktan yorumlandırıp davranışa geçirmektedir. Yani örneğin karşıdaki kişinin kaşlarını çatık bir biçimde size mutlu olduğunu söylediğini gördüğünüz zaman sözler bilincimizde ancak kaşlarını çatma davranışı bilinçaltınıza gittiği için kaşlarını çatma davranışına karşılık olarak sinirli veya öfkeli şemasının karşılığında o kişiye öfkeli etiketi yapıştırılır. Bu duruma göre davranışlar sergilenir. O kişinin mutlu olduğunu düşünmeyiz. Tıpkı bu durumda da olduğu gibi bilinçaltınıza gönderilen sinyaller hızlı bir şekilde işlenerek davranış noktasında yönlendirmelere sahiptir.

Peki bilinçaltımızın davranışı noktasında veya çevrenizdeki uyaranlar noktasında aldığı neler vardır? Bilinçaltımız gördüğümüz veya görmediğimiz birçok şeyi kendi içine alabiliyor. Yani bu görmekten kast ettiğiniz bakarız ancak göremeyiz. Bilinçaltınızın aldığı bu sinyaller içerisinde örneğin bir koku, bir ses veya bir renk yani çevremizde olan her şey bilinçaltımızı etkileyebilir.

Bugün bilinçaltımızın renklerle ilgili kısmını ele alacağız. Renklerin bilinçaltınıza etkileri çok yoğun bir şekildedir. Örneğin reklam dünyasında renklerin etkileri kullanılarak gıdanın sağlıklı veya lezzetli oluşuna dair karşı tarafa sinyaller verilebilmektedir. Örneğin Fast Food ürünlerinde kırmızı renk kullanılarak karşıki tarafa lezzetli, şehvetli bir ürün çağrışımı yapılırken diyet ve sağlıklı olan ürünlerde yeşil veya mavi renkler kullanılarak karşıki tarafta gıdanın kilo yapmayacağına veya sağlığa doğru ilerleteceğine dair sinyaller verilmektedir.

Tabi ki renklerin ortam içinde kullanılması gibi kıyafetlerde ve benzeri yerlerde de kullanılma durumu da vardır. Peki renkler bize neler söyler? Renkler enerjimizi arttırabilir veya uykumuzu getirebilir. Gün içindeki davranışlarımızı değiştirebilir ve bize gün içinde yaptığımız davranışlar noktasında da engelleyici olabilir. Örneğin mavi boyalı bir ofiste çalışanların ofiste üşüdüklerinden veya turuncuya boyalı ofiste çalışanların sıcaklıktan şikayetçi oldukları görülmüştür. Oysa ofis mavi veya turuncu iken odanın sıcaklığı aynıdır.

Renkleri iş hayatımızın verimliliğini arttırmak amacıyla da kullanabiliriz. Renkler duygularımızın üzerinde iyi bir uyarıcı etkisinde bulunur. Kullandığımız renkler hem bizim hem de başkalarının bilinçaltına tesir edeceği için ortam içerisine çok yönlü bir etkisi vardır. Örneğin kumarhanelerde kırmızı ışıklandırmalar yapılarak kişilerin daha fazla para harcaması veya daha büyük risklere girmesi teşviklendirilmektedir. Örneğin sarı renkli veya mavi renkli arabaların daha fazla kaza yaptığı ortaya çıkmaktadır. Ya da kırmızı renkte bir çerçeveye konulmuş olan resmi kişilerin daha fazla tercih ettiği ve o resimdeki fotoğrafı diğer fotoğrafla aynı olsa dahi daha fazla beğendi ortaya çıkmaktadır. Renkleri kullanarak iş hayatımızda veya iş görüşmelerimizde etkinliğimiz arttırılabilir ve kaliteli iletişim kurma fırsatımızı daha da iyi hale getirebiliriz.

Bazı renkler içinizi karartırken bazı renkler içinizi neşelendirir. Kimisi sakinleştirir, kimisi de gerginleştirir. Hatta elbiselerimizde kullandığımız renkler zihinsel yapımızı veya karakterinizi de etkileyebilir. Örneğin gün içerisinde kırmızı renkli giyinen kişilerin daha fazla saldırgan veya atak kişiler olduğuna rastlanmaktadır. Yada toplantılara giderken sarı bir gömlek giyen kişilerin zihinsel güçlerinin daha fazla arttığı görülmektedir. Hatta onlar bu durumun farkında dahi olmasalar bile bu durum bilinçaltına gönderildiği için otomatikman davranışlarını değiştirecektir.

Renkler çevreye çeşitli titreşimler yaydığı için bu titreşimler sayesinde ışıklandırma içerisinde bir etkileşim olacak ve beyin alıcıları tarafından alınıp omurgaya gönderilecektir. Renkler sayesinde aynı zamanda başkalarını tanıyabilir hatta kendimizi de tanıyarak ihtiyaçlarımızı daha iyi fark edebiliriz. Çünkü hayatınız içersine kullandığımız birçok renk çevremizin bizi nasıl anladığını, bizi nasıl betimlediklerini belirler.

Gelelim renklerin özelliklerine… Her rengin kendine ait özelliklerinden ve nerelerde nasıl kullanmamız gerektiğinden belli bir miktar bahsedeceğiz.

Kırmızı renk titreşimi en kuvvetli olan, en canlı, en dinamik, en uyarıcı ve baskın renktir. Sıcak renklerden olmasından dolayı pozitif özelliklere sahiptir. Aynı zamanda kırmızı güçlü duyguları da kendine kaynak eder. Kırmızı yüksek özgüveni veya saldırganlığı karşı tarafa ifade etmektedir. Çalışma veya yatak odaları için çok uygun bir renk değildir. Çünkü enerji, arzu, heyecan ve coşkuyu arttıracağı için uyku noktasında uykuyu da engelleyecektir. Ayrıca çalışma noktasında da dürtüsel davranmayı sağlayarak saat kontrolünü yapmayı ve zamanlamayı engelleyecek bir özelliğe sahiptir. Burada kişinin organize olmasında engelleyici bir rol üstlenecektir. Kırmızı renk kas gerginliğini ve solunum miktarını arttırmaktadır. Zihin hareketlerini arttırır. Enerji eksikliğine, şüphelere veya güçsüzlüğe iyi gelmektedir. Kırmızı renk adrenalin düzeyinde bir yükselmeye sebep olduğu,  kan akışını hızlandırdığı, tansiyonu arttırdığı ve sahip olduğu enerji sebebiyle uyanıklılığa ve tetikte olmaya yönlendirdiği ortaya çıkmaktadır. Aynı zamanda kırmızı kişinin kan basıncını ve vücut ısısını da arttırır. Sinir sistemini canlandırıcı etkisi olan kırmızının zayıf ve dirençsiz kişiler için faydalı bir renk olduğunu söyleyebiliriz. Kırmızı bir şeyler üretmek için en iyi renktir ve üretebilmek için zaman zaman kıyafetlerinizin içinde kırmızı parçalar kullanarak üretme yeteneğinizi arttırabilirsiniz. Gıda firmalarının en çok kullandığı renk kırmızıdır. Çünkü kişinin iştahını açmasından ve mutluluğu temsil etmesinden kaynaklı olarak fazlasıyla tercih edilmektedir. Tüketicilere yönelik olan bu ürünlerde kurumsal kimliğe sahip olan Mcdonald’s veya CocaCola gibi birçok gıda firması iş amacıyla bunun yararından faydalanmaktadır. Aynı zamanda kırmızı olan ortamlarda zamanı fark etme noktasında yetersiz kalırız. Kişi uykusuzluk yaşar ve bu sebeple gece kulüplerini kırmızı renkli yaparak kişileri ne kadar zaman geçirdiğini fark etmeden geceyi bitirmeleri amaçlanmaktadır. Ortamlarda duvar boyası olarak değil kıyafetlerde aksesuar veya şal olarak kullanmak hem dikkati ve tetikteliği arttıracak hem de olumsuz taraflarında da kişiyi koruyacaktır.

Diğer bir canlı renklerden olan turuncu kişiye girişkenlik iyimserlik sıcaklık ve neşeli olma hali verebilir. Aynı zamanda fizyolojik etkisi ile sindirim sistemini ve metabolizmayı iyi gelmektedir. Turuncuyu tercih eden kişilerde mizah anlayışı daha fazla bulunmaktadır. Bu kişiler uyumlu kişilerdir ve maceracı olabilirler. Mutluluk ve zeka açısından kişinin konsantrasyonunu daha da arttırır. Oturma odalarında veya koridorlarında kullana bilirsiniz. Bu renkte tıpkı kırmızı renk gibi adrenalin üretimini teşvik etmektedir. Sıcak ve destekleyici bir renktir bu sebepten dolayı hızlı bir şekilde dikkat çeker. Kırmızıda olan durum gibi durmadan yeme isteği doğurur. Enerji ve mutluluk vermesi yönünü kullanmak amacıyla ortam içerisinde turuncu objeler kullanabilirsiniz. Ancak turuncu kolay etkilenen ve stres içindeki insanların rengi değildir. Bu sebeple hayatınız içerisinde alkol veya sigara bırakma davranışına gireceksiniz ortamdaki turuncu ve kırmızılardan kurtulmanız sizin için faydalı olacaktır. Bunun dışında böyle bir durum yoksa turuncuyu objeler ile ortamınızda bulundurarak canlılığından faydalanabilirsiniz.

Sarı renk ise kişinin olumlu ve heyecanlı hissetmesini sağlar. Sinirsel bozuklukların iyileşmesini desteklenmektedir. Aynı zamanda sindirim, mide, bağırsak ve mesane konusunda da iyileşmeye destek olur. Neşeli insanların de en çok sevdiği renkler arasındadır. Mutluluğun, zekanın ve canlılığın rengi diyebiliriz sarı için. Ortamların açık tonda bir sarı olmasında sıkıntı yoktur ancak sarının çok açık olmasına dikkat edilmelidir. Bunun dışında kıyafette bütün olarak kullanılan sarı daha faydalıdır.

Yeşil güven, sessizlik, huzur, iyimserlik anlamını taşıyan bir yapıya sahiptir ve tazelenmek, denge bulmak amacıyla kullana bilirsiniz. Aynı zamanda bu rengi seven kişiler de kolay kaynaşan ancak öfkelerini dışa çok net bir şekilde vurmayan insanlar olabilir. Yeşil renk genel olarak şifa manasına gelmektedir. Bir ortam içerisinde çok fazla kullanırsak durgunluğa ve moralsizliğe sebebiyet verebilir. Sakinleştirici etkisini iyi bir şekilde kul kullanabilmek amacıyla tonunu ayarlayıp ortam içerisine yeterli miktarda kullanmak gerekmektedir. Ortamınızda ya açık renkli bir yeşil ile boyayabilir ya da yeşil objeler veya bitkiler kullanarak canlandırabilirsiniz.

Mavi kişiye huzur, güç ve güven verir. İnsanı rahatlatan ve sabır veren bir renktir. Aynı zamanda mavi mantık ve başarıyı kullanma noktasında destekleyicidir. Yatak odaları için uygun olan mavi yemek odası ve çalışma odalarında çok fazla kullanılmamalıdır. Çünkü mavi dinlenme ve gevşemeyi temsil ettiği için yatak odasında iyi bir uykuya yönlendirirken çalışma odası içerisinde gevşeyerek çalışmayı engelleyici bir sebep olabilir.

Mor ruh durumunu en fazla etkileyen renklerden birisidir. Obje olarak kullanılması da faydalıdır. Ancak duvarları boyamaktan yana iseniz moru koyu mor olarak değil de lila tonları ile bunun canlılığından ve enerjisinden faydalanabilirsiniz. Kişinin ortamda daha iyi çalışmasına odaklanmasını yardımcı olacak bir renktir. Çalışma odası için uygun ama yatak odasında kullanılmaması gereken bir renktir.

Kahverenginin karşı tarafa güven imajı verdiği yıllardan beri bilinmektedir. Kahverengi verdiği ağırbaşlılık sayesinde karşıki tarafa olumlu duygular vererek o kişinin size güvenmesini sağlayabilir. Aynı zamanda kahverenginin insanı hızlandıran bir havası vardır. Ortam içerisinde kahverengi çok fazla kullanıldıysa ortam içinde çok uzun vadeli oturmanız imkansızdır. Tıpkı Fast Food zincirleri içerisinde koltukların hep kahverengi tercih edilmesi gibi. Kırmızı ile dürtüselliği ve ilgiyi yeme noktasında arttırırken, kahverengi ile yiyip gidin imajı verilmekte ve kişinin bilinçaltına hızlı bir şekilde yiyip oradan uzaklaşması sinyali gönderilmektedir. Yoğun kahverengilerin olduğu bir ortamda çok uzun vadede oturmanız imkansızdır. Ancak kahverengi renk krem rengine doğru kayan renkleri tercih ettiğinizde ortamda yatıştırıcı rahatlatıcı etkisini de kullanabilirsiniz. Bunun dışında kıyafetlerinizde kullanarak karşı tarafa güvenilir imajı sergileyebilirsiniz. Oturma odalarının duvar ve koltuklarını kahverengi seçmemek de önemlidir. Bu durum çalışma ortamları için de geçerlidir. Ancak kafeterya ortamları için en ideal renktir ve hızlı değişimleri doğurur.

Beyazı hemen hemen çoğu ortam içerisinde olan bir renktir. Duvar rengi olarak kullanabilirsiniz. Huzur ve barış getiren rahatlığı simgeleyen beyaz rengi aynı anda çok fazla ortamda kullanarak bir mekan oluşturuyorsanız ortam içerisinde çeşitli kırmızı, mor veya pembe tonları ile ve yeşil, mavi tonları ile renklendirerek ortamın dikkat ve çalışma açısından aynı zamanda sükûnet açısından faydalı bir hale getirebilirsiniz. Beyazın kişiye temizlik ve saflık mesajı vermesinden dolayı klinik veya muayenehane tarzı yerlerde kullanımı sıkçadır. Aynı zamanda gıda sektörü içerisinde beyazı tercih eden garsonlarda temizlik noktasında daha güven vermektedir. Kıyafet olarak da beyaz giyim temizliği işaret eder ancak ilk buluşmalarda kaçınılmalıdır çünkü yüz ifadelerini azaltıcı etkisi vardır.

Son rengimiz olan siyah ise karşı tarafa kararlılığı ve aynı zamanda senden daha üstünümü ifade ettiği için tam anlamıyla baştan aşağı siyah giyinen kişinin özgüven noktasında karşıki tarafa bazı sinyaller gönderdiği düşünülmektedir. Bu yüzden baştan aşağı yapılan siyah kombinlerden ziyade, eğer bir iş görüşmesine gidiyorsanız beyaz bir gömlek tercih ederek ortamdaki sinyali biraz olsun azaltıp, özgüvenli ve temiz bir duruş sergilemenizde fayda vardır. Ancak iş mülakatı değil de ortamlar içerisinde bir kokteyl veya bir davete katılacağınız zaman ya da gün içinde iş yerinizde kullanacağınız zaman siyah baştan aşağı giyildiğinde kararlılık, güçlülük ve zarafet sinyali vereceğinden dolayı karşıki tarafa sergilediğiniz imaj olumlu olacaktır.

Bu yazımızdan da anlaşılacağı gibi renklerin hepsi hem iyi hem kötüdür. Renkler de aslında tükettiğimiz gıdalar gibi tüketilme aşamasında kullanım miktarının ne kadar önemli olduğu ortaya çıkmaktadır. Renklerin nerede ne kadar ne şekilde kullanacağımızı bilmek hayatımıza yardımcı olacaktır. Aynı zamanda renklerle hem ruhi hem fizyolojik olarak olumlu manada ilerleyebilir ve karşıki tarafa daha doğru sinyaller verebiliriz. İstenmeyen mesajlardan kaçınmak amacıyla yukarıda bahsettiğimiz renklerle ilgili ipuçlarından faydalanarak hayatınız içerisinde daha rahat bir çalışma ortamı ve sosyal yaşamınıza daha iyi iletişim imkanı sağlayabilirsiniz. Mutlu ve başarılı bir hayat dileriz…

 

Uzm. Psikolog Sümeyye ARSLAN

PARLAK HAYAT PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK MERKEZİ

www.parlakhayat.com

 

 

Ofiste Daha Parlak Bir Yaşam

Günümüzün çoğunu ofiste geçiririz. Minimum sekiz saat bulunduğumuz çalışma ortamımızda oluşan problemler ve ruhsal durumumuz ne ise onu sosyal hayatımıza yani evimize taşırız. Eğer problemli bir iş hayatımız varsa ve ofisimizde huzurlu değilsek tüm gün vücudumuzu kasarız. Vücudumuzdaki stres anında kasılan 16 parça kas grubu bulunur. Stresör ile karşılaştığındaysa en az üç bölümü aynı anda kasılır ve bu olurken fark etmeyiz. Yani kasılmalarımız bilinç dışı olur ve vücudun tepkisidir.

Peki, vücut neden böyle bir tepki verir? İnsanoğlu geçmişten günümüze gelene kadar yaşam içinde birçok evreden geçerek öğrendikleri davranışı ve bilgileri bir sonraki nesle aktararak ilerlemiştir. Kimi bilgi ise doğuştan gelmektedir. Bu bilgilerin toplamıyla kişi çeşitli davranışlar sergilemektedir. Örneğin yolda giderken aniden bir fare gördüğümüz zaman vereceğimiz tepkiler kalp atışınızın hızlanması, kollarımızın ve bacaklarımızın uzaması, gözbebeklerinizin büyümesi, vücudunuzun belli kısımlarını kasılması (bu kollar, göğüs, boyun ve benzeri yerlerde olabilir), şeklide görülmektedir. Bu evre içerisinde kişi aşırı derecede vücudunu kastığı ve bunu fark etmediği için çok yüksek oranda enerji harcamaktadır. Bu duruma korku demekteyiz. Ancak fareyi görme ihtimaline karşı yaşadığınız korkuya kaygı denilir. “Ya fare görürsem” ihtimalinden dolayı gün içinde durmadan kasılırsınız. Korkuya verdiğiniz tepki daha kısa sürerken, kaygıya verdiğiniz tepki belki tüm gün, belki tüm ay, belki de tüm yıl sürebilir. Bu yüzden kaygıya verdiğiniz tepki sizi çok uzun zaman içerisinde saldır veya kaç tepkisi içerisinde bıraktığından dolayı aşırı derecede yoracaktır. Bu yorgunluğun ardından kişide tükenme başlayacaktır. Gerek işlerini yapamama,  gerek işlerini yaparken vücudunun çeşitli yerlerinde ağrıma, ellerde uyuşma görülebilir. Kişinin tükenmiş bir şekilde enerjisiz ve halsiz hissetmesi de görülmektedir. Kişi hiç bir şey yapmak istemez. Bu durum kişi eve gittiğinde de aynı şekilde devam edecektir çünkü günün sekiz saatini geçirdiği ortamda yaşadığı davranışı beyin öğrendiği için o durumdan hızlı bir şekilde çıkamaz, aynı pozisyonu ve ruh halini eve taşıyacaktır. Yani davranışlarımız düşüncelerimizi, düşüncelerimiz de davranışlarımızı etkilemektedir. Kasılma hareketi içerisinde düşüncelerimiz “şu anda acil bir durum var, bu sebepten dolayı çok yoğun bir şekilde enerji harcamalısın” şeklindedir ve kişiyi tüketir. Hızlı bir şekilde düşüncelerinizi değiştirmek imkansızdır. Yani “boş ver, kafana takma” denilen durumlar içerisinde hiç bir değişikliğin olmaması gibi.

Stres durumu içerisinde kişi hormonlarının kontrolü altında olduğu için vereceği tepkilerde hormonlarının tepkileridir. Yani öfkelendiği zaman öfkesini kontrol eden kendisi değil kendisini kontrol eden öfkesi olacaktır. Ancak kişi kendisini kontrol etmeyi, yani hormonlarını kontrol etmeyi öğrenirse kaygısını, davranışlarını, düşüncelerini kontrol edebilir. Bu sayede de gerek öfkesinin tepkilerini gerek diğer davranışlarını uygun bir şekilde yansıtabilecek ve kontrol edebilecektir.

Peki, hormonlarımızı nasıl kontrol edebiliriz? Ofis yaşamı içerisinde bulunduğunuz o sekiz saatin ardından eve gittiğinizde, belki dört saat, belki beş saat eşinizle, çocuklarınızla veya sosyal hayatımızdaki diğer insanlarla vakit geçeceksiniz. Ancak bu vakit hem verimli ve nitelikte olabilmesi hem de olumsuzluklar getirmemesi adına iyi değerlendirilmelidir. Bu vakti iyi değerlendirebilmek için ofis yaşamının da iyi olması gerekmektedir. Ofis yaşamındaki olumsuzlukları eve getirdiğinizde, ev yaşamamız veya sosyal yaşamanız kötü olacak, sosyal yaşamınız kötü olduğunda olumsuz bir şekilde uyuyacaksınız, rahatsız bir uykunun ardından güne kötü bir şekilde başlayacaksınız ve güne kötü başladığınız için işyerinizde yeniden olumsuzluklara adım atmış olacaksınız. Bu bir kısır döngüdür. Bu kısır döngüyü yenmek için kişinin hormonlarını kontrol etmesi ve bunun içinde öncelikli olarak nefesini doğru alıp vermesi gerekir.

Strese en iyi gelen etkilerden birisi diyafram nefesidir. Ancak diyafram nefesi ile ilgili internette veya çeşitli yerlerde birçok yazı bulunmakta ve hangisinin doğru olduğuna veya işe yaradığını emin olunamamakta. Doğru bir şekilde yapılan diyafram egzersizi kişinin stresten uzaklaşmasına ve tükenmişliğin son bulmasına yardımcı olacaktır.

Diyafram egzersizinin yani nefes egzersizini yaparken öncelikli olarak rahat bir pozisyon içerisinde ya oturun, ya yatın, ya da ayakta durun ama önceliğiniz rahat olmak olsun. Bir elinizi göğsünüze ve diğer elinizi karnınıza koyun. Burnunuzdan nefes alıp ağzınızdan nefes verin. Burnunuzdan dört saniye içerisinde nefes alırken, ağzınızdan sekiz saniye içerisinde nefes verin. Başlangıçta bu kolay olmayabilir ve dört saniyede aldığınız nefesi sekiz saniyede değil altı veya daha az sürede vermiş, bitirmiş olabilirsiniz. Daha yavaş nefes vererek tekrardan deneyin. Burnunuzdan nefes aldığınız zaman karnınız şişecek, ağzınızdan nefes verdiğiniz zaman karnınız inecek. Bu süreç içerisinde kesinlikle göğsünüz oynamayacak. Bu kadar basit bir davranış sayesinde kişinin vücudundaki bütün hormonlar düzene girer ve kişi rahatlar.

Bu egzersizi gün içerisinde stres durumunuzda, kaygılandığınızda, kendisi hafiften kötü hissettiğinizde veya her normal anınızda da yapabilirsiniz. Önemli olan bu egzersizin minimum gün içerisinde iki veya üç defa yapmaya çalışmanızdır. Aynı zamanda yapmaya başladığınız her an içerisinde üç defa yapınız ve daha fazla yapmayınız. Çünkü kişi doğru nefes almaya alışık olmadığı için, beyin fazla oksijen altında tepki vereceği için doğru nefes alıp yeterli oksijen almanız gerekmektedir. Bu yüzden gün içerisinde beş defa yapacaksınız her yapacağınız sette üç adet alma ve verme davranışı yapınız. Yaptığınız bu egzersiz sizin gün içerisindeki hormonlarınızı düzenler, iş hayatınızın daha iyi olmasını ve bu sayede sosyal hayatınızın, uykunuzun da düzene girmesini sağlayacaktır. Herkese iyi çalışmalar dileriz.

Uzm. Psikolog Sümeyye ARSLAN

PARLAK HAYAT PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK MERKEZİ

www.parlakhayat.com

Soma Ayşe Temizel Ortaokulu

Soma Ayşe Temizel Orta Okulu’na gönderdiğimiz mobilyalar umarız tüm öğretmen ve öğrencilerimize başarılar getirir.

soma_ayse_temizel_ortaokulu_2

soma_ayse_temizel_ortaokulu_1

T.C. Dubai Başkonsolosu Sayın Erdem OZAN, standımızı ziyaret etti

18-21 Mayıs 2015 tarihleri arasında Dubai’de düzenlenen Dünyanın en büyük ve prestijli fuarlarından biri olan DUBAI INDEX fuarında, T.C Dubai Başkonsolosumuz Sayın Erdem OZAN standımızı ziyaret etti.

Fuarda mimarların daha çok spor ürünleri tercih ettiğini ifade eden T.C Dubai Başkonsolosumuz Sayın Erdem OZAN ürünlerimizi ve tasarımlarımızı çok beğendiğini dile getirdi.

Her türlü konuda desteğini esirgemeyeceğini ifade eden T.C Dubai Başkonsolosumuz Sayın Erdem OZAN ‘a desteği ve göstermiş olduğu ilgiye teşekkür ederiz.

 

20150520_113528_baskonsolos_erdem_ozan